4 Şubat 2010 Perşembe

bu bir.

bir defa söyleyeceğim. derin nefes alın. benden başka hiçbir şeyi hissetmeyin! ve öyle okuyun.

sizlere ilk öğüdümü veriyorum artık kopyalar mısınız ekran görüntüsü mü alırrsınız bilmiyorum. alırsınızdaki hatayı da yüzyıllar sonra beni bilen, araştıran insanlara bir hava atma, bilmişlik taslama fırsatı doğsun diye yapıyorum. şöyle diyecekler: Yiğit m.'in ilk öğüdünde bir dilbilgisi mi artık ne boksa öyle bir hata var.

sakın fikrinizi bir ortamda söze getirirken "bence" demeyin. ne hikmetse son 2-3 aydır kafama dayanan bu retorik mevzusundan nefret etmeme rağmen bu konuda bir öğüt verme gereği hissettim. peki neden bunu demiyorsunuz? 1- bence kelimesini duymak bana dünyadaki en büyük acıları tattırıyor. 2- embesil gibi gözüküyorsunuz. 3-dediğiniz şey "bu dediğimden emin değilim, yanlış çıkarsa 'heeaa bence dedim zaten' der yırtarım" mesajı veriyor. galiba retorikle alakalı kısmı burası. tuttu mu emin değilim. ve bu durumu cins bir psikolog edasıyla yorumlarsam "kişinin kendine olan güvensizliği" derim. bu kötü bir şey mi? evet. bir öğreti mi geliyor? doğru bildiniz yazılı ilk öğretim ("yatılı i.ö." gibi espriler yapanlar kendilerini kaybolmuş zihinlerden saysınlar. ama bir yanlışlık olduğu düşünülüyorsa utançla geri dönülebilir.) şudur: "hepiniz, istediğiniz her şeyi yapabilirsiniz. bu sizde hep vardı". hayır hayır sakın ilk aklınıza gelenin doğru olduğunu ve anlatmak istediğimin anladığınız şey olduğunu sanmayın. öğrenime yeni başlıyorsunuz...








işte buradaki yanlışı düzeltelim diyorum ceren. yazmazsan unutacaktım. tüm yazının hepsinin yanlışlığını diyorum. of evet. anlatıcı etkisi. önemliymiş yeni anladım.

ve birşey yazarken bile kafamı toparlayamamam ve tüm paragraf sonlarını açık bırakıp aynı anda yazının üç dört farklı yerinden yazmam? vedat özdemiroğlu'nu eminim hepinizden çok seviyorum. he bir saniye yukarıda yazdıklarım bir mizah yazısı değil. aman diyorum. yakın evrenlerdeki yakın ama farklı yiğitler. sadece yazıp bitirdikten hemen sonra aklıma geldi unutmayayım diye bu yazının altına yazıyorum.

son olarak demeliyim ki mizah yazmayı çok özlemişim. bir üst paragraftaki korkuyu tekrarlıyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder